Dinar :Dinar Efsaneleri
1-NUH’UN GEMİSİ :
A- Dinar asri mezarlığının Afyon asfaltı istikameti den geçerseniz kızlar sivrisinin toprak ve kayalarında deniz canlılarına özgü taşlaşmış kabukları görürsünüz. (fosil)
B- Tavşan tepesinde halkın şeytan parası dediği taşlaşmış deniz kabuklarının fosilleri vardır.Bu demek oluyor ki Dinar’da milyonlarca yıl Önce deniz vardır. (Bu fosil örneklerinden birkaçı poşet içerisinde ekte mevcuttur)
C- Yahudi kaynaklarında Nuh’un gemisinin Frijyen dağın da oturduğundan ve bu dağın Gelenia da olduğundan söz edilmiştir.
D- SELEVKOSLAR döneminde APAMEİA – Cibitos ta bastırılıp kullanılan bir para da NUH yazmaktadır. Bu paranın ön yüzünde ,Bhilif Senior’un resmi vardır. Arka yüzünde : Kapağı açık bir sandık dalgalar üzerinde yüzmektedir. Sandık içinde belden yukarısı gözüken Giyimli bir erkek bir bayan başları sola dönük ağzında zeytin dalı olan uçan güvercine bakıyorlar. Sandığın açık kapağında oturan bir başka güvercin var. Sandığın üzerinde NUH yazısı var.Yine sandığın önünde uzun giysili bir kadın ile kısa giysili bir erkek karaya çıkmışlar ne sağ elleri havada dır.
‘’Bu para 1885 Yılında Whittall tarafından Dinar’da bulunmuş bir APAMEİA parası olup halen İngiltere’de müzede sergilenmektedir. Acaba tüm bunlara göre efsane Dinar’ın bir gerçeği midir.
2- PAN FÜLÜTÜN ANAVATANI
Antalya İstanbul asfaltının kıyısında Dinar’ın Pınar Başı (Eldere )gölü vardır. Bu göl Gumalar dağının suları ile beslenir.Gölün mitolojik adı AULOKRENA dır. Dağların keçi ayaklı ve boynuzlu tanrısı Pan bir gün gölde su perisi SYRİKSİ çırılçıplak yıkanırken görür. Ona sarılmak ister. Kız kaçar Pan kovalar peri gölden yardım dilenir. Göl kızı kamışa dönüştürür. Pan kamışlardan değişik uzunluklarda parça kesip onları bal mumu ile yapıştırır. Böylece fülüdü yapar onu her çaldığında su perisi ile dudak dudağa öpüştüğünü, fülüdün sesinin de perinin sesi olduğunu hayal eder. Kendisi de bu sırada ağlar.
Bu ilk fülüt Efeste bir mağraya bırakılır. Mağaraya bir bakire girerse fülütten hoş nameler gelir. Kız başında çiçeklerle mağaradan çıkar. Bakire olmayan mağaraya girerse gürültüler olur ve kız yok olur.(bu efsanede apameia ile efes arasındaki ilişkinin bir başka kanıtıdır.)
3-SU TANRISI MEANDROS
Kelania kralı Serkafoz oğlu Meandros tüm Firigyaya egemen olmak için Persinus şehrine savaş açar.Savaş öncesi Tanrıların anası Kybele’ye yardımcı olması için yalvarır. Ona savaşı kazanırsam beni ilk kutlayanı sana kurban edeceğime söz veriyorum”der. Savaşı kazanır ve Gelenia ya döner onu annesi , kızı , oğlu ilk kutlayanlardandır.Bu durumda Kybeleye verdiği sözü tutamayacağını anlayınca aklını yitirir Anebenon ırmagına atlayarak intihar eder. O günden beri ırmağın adı Meandros (menderes)olur. Irmak onun sudaki çırpınmaları ile sağa sola yalpalanarak ‘’S”çizerek akar bu akışa da Karia ve Lydia‘lılar Meandroslamak der. Akışta çıkan sesler Mendros’un feryatlarıdırlar ve bu feryatlar yıllardır sürdüğünden Meandros ölmemiş su tanrısı olarak Anabenon’da yaşamaktadır.
4-AĞLAYAN VE GÜLEN SU (KELON VE JELON)
APAMEİA’da yaşayan kral 3.Kahininden Ilıca suyunun kaynağının neresi olduğunu sorar iki tanesi Pınarbaşından geldiğini diğeri sandıklıdan geldiğini söyler .Kral 3. Kahinini kendisini aldatmış olduğu gerekçesi ile onun gözlerine mil çektirip kör eder sonunda pişman olur. Kahinin den özür diler ve bir dileği varsa yerine getireceğini söyler.Kahin ‘bu su benim gözlerimin kör olmasına sebep oldu onun önüne iki tane kemerli göz yaptırın. Su bu gözlerden hep benim göz yaşlarım gibi aksın. Bu gözler Ilıca suyunun gözleridir.Hala günümüze denk bulunmaktadır.
5-MARSYAS (TARİHTEKİ İLK MÜZİK YARIŞMASI İLE İLGİLİDİR)
Tanrı Apollon Arp çalmaktadır.Çoban Marsyas ise fülüt çalmaktadır. Apollon onun ününü duyar ve kendisine yarışma önerir Marsyas öneriyi kabul eder. Aslında Marsyasın tanrıyla yarışması suçtur.Yarışma yeri Suçıkan sırtlarında hazırlanır. Marsyas ve Apollon oraya gelirler. Hakem olarak su perileri ve Kral Midas seçilmiştir.
Apollon Arp’ını çalar. Yarışmayı Marsyas kazanır. Apollon aletlerimizi tersten çalalım önerisinde bulunarak yarışmayı yineler. Kendisi Arp’ı ters tutup çalar ama fülüt tersten çalınmadığı için ses vermez Midas haksızlık yapıldığı kanısı ile yarışmanın galibini Marsyas olarak açıklar.
Buna kızan Apollon Marsyas’ın diri diri derisini yüzdürüp tulum halinde şişirtip Suçıkandaki bir mağaranın önündeki ağaca astırır.Öfkeli tanrı Apollon ,Midasın’da kulaklarını iyi dinlemedin gerekçesi ile uzatarak eşek kulağı gibi yapar.
Bu olaydan sonra Midas kulaklarını örtecek şekilde bir şapka giyer. Ne var ki berberi onun tıraşını yaparken bu kulakları görür. Midas berberine bu sırdır sırrımı sakla diye yalvarır. Berber bu sırdan rahatsız olur. Onu akan bir suya söyler. Sudan çıkan kamışlarda sallandıkça eşek kulaklı Midas diye ses verir.
Halikarnas balıkçısı (Cevat Şakir) Bu efsanenin Bozdağ(Kemal Paşa–Torbalıda) geçtiğini yazar. Oysa Marsyas Frigya’lı dır.Bu şehirler ise Caria topraklarındadır.
Ayrıca Suçıkan’ın hemen altında güney batı noktasında Panteon(Tanrılar kurulunun olduğu yer) vardır.
Marsyas’ın cesedi de fülüdü ile birlikte Suçıkan’a atılır.Fülüt yeşerip Menderesin kamışlarını oluşturmuş Marsyasın acılı bedeni ve feryadına dayanamayan su perileri ona secde etmişlerdir. Bu nedenle Marsyas da ölümünden sonra su tanrısı olarak halkın duygularına yerleşmiş tir.
O gün bu gündür Suçıkan suyunun buharı Dinar’ın havasına karışıp onu soluyanlarda bu hava ile sanatkar ve müzisyen ruhu kazanırlarmış.
6-SU TANRILARI
Antik çağda basılan bir parada 4 su tanrısının adı yazılır. Bunlar :
Meandros , Marsyas , Terma , Orgas Bu 4 isimde Dinar’da dır.
Meandros : Bülücalan’dan ve Düden den akan su dur.
Marsyas : Suçıkan suyu dur. Çünkü oraya Marsyas’ın cesedi ve flüdü atıldı.
Terma : Ilıca suyudur.
Orgas : Norgas köyünün suyudur. Bu denli örtüşen açıklama olamaz . Dinar su Tanrılarının şehridir.
7-ASMALI YOL EFSANESİ
Homa prensi APAMEİA kralının kızına dünürcü olur. Kral kızının gelin giderken hiç güneş görmeden Homa ya ulaşması şartını koşar. Homa kralı da APAMEİA dan Homa ya kadar 20 km lik yola sağlı sollu asmalar diker ve onlardan çardak yapıp gelini gölgeden Homa ya götürürler. Bu gün bile bu yolun kenarların da sağlı sollu yer yer asma kütüklerine rastlanılmaktadır.
8-KUMALAR
Frig’ya Panteonunda Ay tanrısı Men (erkek) çok hovarda imiş. Günlerden bir gün sevgilisi eşi üzerine hanımla evlenir. Bunlardan birisi ölünce diğeri de onun yanında aynı mezara diri diri gömülür. Bu mezarın bulunduğu yer Gumalar dağı eteklerinde taş oyma mezarlardan birindedir. Bu nedenle bu dağa Gumalar dağı denilmiştir. O gün bu gün o dağın eteklerindeki köylerde iki eşlilik süre gelen bir gelenek olarak halen uygulanmakta olup kişilerde kendilerinden söz ederken ben değil (men) diye söz ederler.
Bunca tarihi ve mitolojik efsanesi olan beldemiz de o devirlerden kalma tarihi kalıntıların ve yazık ki yok denecek kadar az bir kısmı yüzeydedir. Diğerleri toprak altında kalmıştır.
Bunun sebebi Dinar’da belli aralıklarla depremlerin olmasıdır.