Dinar | Dinar

Dinar

dinar,dinar com,haber,dinarbel,dinarliyiz,dinar haberleri,dinar fotograflari, Dinar Kaymakamlığı Resmi Sitesi, Dinar Resmi Kurumları, Dinar İle İlgili Bilgi, Dinar Tarihi, Dinar Rehberi, Dinar Haberleri, Dinar Fotoğrafları, Dinar Gelenekleri, Dinar Türküleri, Dinar İstatistikleri, Dinar Haritası, Dinar Nöbetçi Eczaneleri, Dinar Köyleri, Dinar Ünlüleri, Dinar Okulları, Dinar Sağlık Kuruluşları.Dinar ilçesi haberleri, Dinar iş eleman ilanları, Dinar şirket firma okul dernek vakıf, Dinar belediyesi, Dinar satılık kiralık, Dinar arkadaş eş arayanlar, Dinar spor, Dinar muhtarlar, Dinar ilçesi resim videoları

Dinar

Yurdumda bin yıllık koca bir çınar.
Rüzgar yok, neden sallanıyor DİNAR
Gözlerimiz sanki, kanlı bir pınar,
Derinden yaraladın bizi DİNAR

Deli deli fırtınalar eserken,
Yerler gökler uğultuyla inlerken,
Bir ekim akşamı güneş batarken,
İnsanları yaslara koydun DİNAR.

Ayrıldı gülünden, bülbülü ağlar
Dalında yaprağı karalar bağlar.
Çanlar açısına cananlar yanar.
Karalı başlara bürünür DİNAR.

Töremizde isyan yok, katlanırız.
Mutlak diner bir gün ızdırabımız,
Ne kadar hazin bu sonbaharımız
İnan yara bizim, sararız DİNAR..

Dinar :Dinarda Kültür ve yasam

Okuma yazma oranı %96 olan Dinar’da 7 ilköğretim okulu 8 lise mevcuttur (Anadolu lisesi , süper lise , Dinar lisesi , çok programlı lise , saÄŸlık meslek lisesi , imam hatip lisesi Tatarlı lisesi , Haydarlı lisesi). Köylerin tamamın da ilk okul mevcut olup beldelerde ilk öğretim okulları mevcuttur(8 tane)

Afyon Kocatepe üniversitesi M.Y.O ve bunun bölümleri vardır.(halıcılık , turizm , otelcilik , işletme ) Halk eğitim merkezi bulunmaktadır.

CEVİZİN YAPRAĞI DAL ARASINDA ilçemizin en tanınmış türkülerindendir. TRT literatürüne geçmiş 18 tane türkümüz vardır.

Dinar’da oynanan halk oyunları AL YAZMAM ZEYBEĞİ , BASBAS ZEYBEĞİ , KIRMIZI GÜLDEN DAL KESTİM , NAZİLLİNİN HANLARI , SÜRÜTME , HATCEMâ€? dir.

Çöl ovası mıntıkasının halk dilinde dolanan Kerem havaları diye adlandırılan türküleri meşhurdur. (bunlara halk ana yasa da der)

Kerem havasından birkaç örnek :

Odaya girdimde dayalı kürek , yürek

Açtım gapıyı da gan gölek , gölek

Eller bütün el pençe sırada durak

Sene ne ettiydim ey zalim felek

——————————–

Haydarlı’nın çayırı sıktır biçilmez

Soğuk tur suları bir tas içilmez

Bana sevdiğimden geç derler geçilmez

Gardaş tan , ana dan geçilir yardan geçilmez

Halk kütüphanesinin 21000 kitap kapasitesi ve 87 kişilik konferans salonu çok amaçlı kullanıla bilecek şekilde bir yapısı vardır.

İlçemizin kendine ait bazı gelenekleri vardır. Örneğin görücü usulü evlenmelerde kadınlar hamamı kız görücülüğünün yapıldığı yerdir. Dünürcü olunup söz alındığında mendil alınır , ağız tadı adı ile lokum yenilir , hayır duası yapılır.

Söz sonrası yüzük takılırken düğün öncesi büyük nişan yapılır. Bu düğüne yerli düğün denilir geleneksel olup iki gün sürer bu süre içerisinde bir çok geleneksel çalışmalar olduğu gibi iki gün boyunca misafirler yemekle ağırlanır.

Yüzük takıldıktan sonraki büyük nişana kadar kız ile oğlan evi arasında ( sini ) tepsi içinde hediyeler gelir gider. Bu geliş gidiş özel günlerde olur. Bunu sini ardı davetleri izler. Bu yolla her iki aile birbiri ile tanışır yakınlaşır.

Gelin gelin gittiği evde kayın validesi ve kayın pederinden söyletmelik diye bir hediye almadıkça konuşmaz veya çok kısık bir sesle konuşur bazen bu durum bir iki sene devam eder.

Geleneksel bayan giysisi ( topdon ) şalvar , üç etek tir. Kutmu denilen bir dokuma bu giysiler için kullanılır. Ayrıca entari denilen bir giysi , delme denilen yelek , gümüş, düğme , boncuk ve sırmalarla süslüdür.

Saçlar on onbeş tane ince melik denilen saç örgüsü ile boncuk ip karışımı ile örülür. Kulak yanlarından zilif (zülüf) alından kahkül sallanır. Başta keçe külah çevresinde mecidiye altınları ve üstünde oyalı boncuklu tülbentler bulunur zilifte boncuk muska başta boncuk yapma çiçeklerden oluşan süs (hoza) bulunur.

Bazı yöresel sözlerden birkaç örnek:

Çocuk (sabi) , ver (vir) , mendil (yağlık) , elbise (üst baş , fistan , mintan) , peştamal (futa) , hala (mama) , nine (ebe) , dayı (ede) , amca (emmi) , yenge (cice) , koş (gop)

Ölümler ve kötü günler ardından ağıtlar yakılır.

Kara yerde köken attı kolumuz

Hepisi de gencecik gitti ölümüz

Genç ölümlere pahamı yeter

Yeter artık da yeter

Varayım gideyim görünmeyeyim

Başımı alıp gidip te allar bürünmeyeyim

İlçenin sinema , konferans salonu , 3adet dinlenme ve düğün nişan , toplantılar yapıla bilinecek çay bahçeleri mevcuttur. (gar park , santral park , su çıkan park)

Belediyenin 1930 yılında kurduğu bir bando ekibi vardır ve hala faaliyettedir. İlk bando ekibi Belediye başkanı Ahmet Veziroğlu tarafından kurulmuştur.

Dinar :Dinarda Sosyal Yasam

1- Dede oğlu un fabrikası(kapandı)

2- Menderes un fabrikası (kapandı)

3- Kardeşler un fabrikası faal olup günlük 40 ton kapasitelidir.

4- Gürcanlar un fabrikası faaldir günlük 60 ton kapasiteli

( Üç ve dört no lu fabrikalar da son yıllarda el değiştirmiştir)

5- Hoca oğlu karbondioksit fabrikası tam kapasite ile çalışmamaktadır.

6- Oksijen fabrikası çevrenin oksijen tüpü ihtiyacını karşılar.

7- Soy altınlar teneke fabrikası günlük 7000 adet teneke kapasiteli

8- Ağsan (ağ üretir yılda 90 ton iplik işler ve ihracata yönelik çalışır.)

9- Tuz fabrikası kaya tuzu işler yemeklik ve hayvan bakımı için yaptığı üretim günlük 10 ton dur.

10- Acarlar dokuma ve Çuval fabrikası günlük 100.000 çuval kapasiteli

11- Önder yem saatte 10 ton kapasiteli

12- Bilgiçler yem saatte 10 ton kapasiteli

13- Akpınar ağır sanayi ziraat aletleri, yem makineleri değirmenler üretir. Sipariş üzerine çalışır.

14- Yeşilçat soğan tozu fabrikası kapasite yıllık 2200 ton (kapalı)

15- Beş adet ak toprak (üstübeç üretim tesisi ) tamamı düşük kapasite ile çalışmakta olup kapanma tehlikesi ile karşı karşıyadır

Ayrıca 37 marangoz ,66 oto tamircisi , 31 terzi , 31 demirci , 25 berber ve kuaför , 6 kalaycı bakırcı , 6 kundura yapımcısı , 4 matbaa , 4 haşhaş ve ayçiçek yağı imalatçısı , 8 şeker ve şeker ürünleri imalatçısı , 4 değirmen ve buna benzer iş yerimiz bulunmaktadır. Ancak ilçemizde buna rağmen işsizlik sorundur.

Dinar :Dinarda Sosyal Yasam

Halk genelde tarımla uğraşır. Küçük sanayi işçiliği de tarıma yöneliktir. Ak pınar sanayi işletmesi değirmen kırma makineleri ziraat aletleri yapar. Demir hanlar işletmesi de aynı iş ile uğraşır.

Haftanın her günü açık olan ve alış veriş yapılan zahire pazarı ile tahıl ve baklagil tüccarları bulunmaktadır. 2si kapanmış ve 2si çalışmakta olan un fabrikası 2tane yem fabrikası Acarlar dokuma fabrikası Ağsan ağ ve su ve ziraat ürünlerini değerlendirme ve pazarlama şirketi ve bu şirketlerin yatırımları ile kendine yetecek kadar ticari canlılığı olan ilçenin çevreden yeni Antalya - İstanbul , Antalya – İzmir yollarının açılması ve yeni olan depremin etkisi ile bu canlılığı kaybetmeye doğru gitmektedir.

1990 genel nüfus sayımına göre merkez ilçe 34.990 olan nüfus 2000 genel nüfus sayımına göre 25.000 dolayındadır. Bu durum dışa göçün yoğun olduğunu açık kanıtlar.

İlçemizde yıllar önce kurulan ve ilçeye yetecek elektriği üreten hidroelektrik santrali 1390 KWS. enerji üretmekteydi. Bu üretim zamanla su yetersizliği ve kullanım alanının azalması ile 500KWS. düştü. Deprem ile yıkılan santral binası 2000 tekrar yapılarak hizmete girmiş olup ilçenin ihtiyacını yetecek enerjiye sahiptir.
 

Arızalar dışında dışarıdan elektrik almayan ilçemiz belki de T.C tarihinde ilk defa kendi elektriğini üreten belediyedir. İlçemizin suyu Pınarbaşı kaynağından gelmekte olup şehir şebekesi kullanma ve içmeye elverişli özelliğe sahiptir. Bunun dışında Norgas , İncirli v.b gibi yüzlerce kaliteli içecek kaynak suyuna sahiptir.

İlçenin kanalizasyon şebekesi tam olup yeni kanalizasyon arıtma tesisleri yapılmaktadır. Toplam 80km varan kanalizasyon şebekesi ve bunun her türlü bakımını yapan özel bir birim belediyece 24saat hizmet vermektedir.

Ayrıca ilçede evlerde yapılan halı kilim dokumacılığı ile atölyeler de yapılan dokuma ve dikim (konfeksiyon işçiliği ) yeni yeni hız kazanmaktadır.

Şehir içi dinlenme tesisleri Su çıkan otel , Devran otel , Gönen oteli konaklamaya elverişli yerlerdir. El dere canlı balık lokantası Antalya asfaltın da olup Kara kuyu köyü koruma altına alınmış tabii kuş cennetidir. Pınarlı (norgas) ormanı içi piknik alanları içindedir.

İlçemiz 1982 yılında yapılmış 100 yataklı tam teşekküllü hastanesi , ana çocuk sağlığı merkezi 3 ayrı sağlık ocağı 9 tane eczanesi mevcuttur. Ulaşım durumu hemen hemen günün her saatinde İzmir , İstanbul , Antalya , Ankara ve hemen hemen Türkiye nin her iline ulaşım mümkündür. Ulaşım kara yolu ve D.D.Y ile yapılmaktadır

P.T.T ile haberleşmenin tüm imkanları mevcuttur. T.V yayınlarının her türü rahatlıkla izlenmektedir.

Sportif etkinlikleri için 2 halı saha 1 stadyum bulunmaktadır. Konut durumunun %30 eski %70 i yeni beton arma yapı olup tamamı 8000 dolayındadır. İlçe halkının mesleklere yöneliminde öncelik sırası şöyledir.

1- çiftçi
2- serbest meslek
3- tüccar
4- memur (eğitimci,asker,polis ağırlıklı)
5- işçi
6-esnaf ve sanatkar

Dinar :Dinarin İklimi Ve Bitki Örtüsü

İKLİM : İç Ege ,Akdeniz ve İç Anadolu karasal iklimine geçiş olan 3 ayrı karakteristik iklim türü bulunur. En soğuk ayın ortalaması +3derece ile Ocak ayıdır. En sıcak ayın ortalaması +33derece ile Temmuz ayıdır.

Yıllık yağış ortalaması 450m.küp en az yağış 9m.küp ile Ağustos ayı en yağışlı aylar Aralık , Mayıs olup ortalaması 56m.küp tür. Kar yağış ve uzun sürmeyen don olayları görülür.Poyrazdan esen rüzgarı soğuk lodos rüzgarı yağış getirir.

BİTKİ ÖRTÜSÜ : Çok yıllık bitkilerden en çok kavak , söğüt , meşe ahlat , elma armut , badem , narenciye dışında her türlü meyve yetişir. İncir ve zeytinde dahildir bağcılık ta gelişmektedir. Pancar , haşhaş , tahıl , baklagil , anason , aspir ,ayçiçeği , kimyon ziraatı yapılır. Ziraat kuru ve sulu olmak üzere 2 türlüdür.

Ziraatla uğraşan halk b.baş ve k.baş hayvan yetiştiriciliği ve hayvansal ürünlerin üretimini yaparlar(peynir , tereyağı , nor , yoğurt v.s) Zirai işlemler genellikle modern metotlarla yapılmaktadır.

Ayrıca tavukçuluk , arıcılık ve besi hayvancılığı da oldukça iyi seviyede yapılmaktadır.
Kesimi Dinar’da yapılan hayvanların etleri Afyon , Antalya , Ankara , İstanbul’a sevk edilir. 90 adet tavuk hane 300 tavuk ile 48 adet kalkınma kooperatifi ile çevreye açıktır. İlçe topraklarının %31 i 56.000dekarla orman vasfında kalan toprakların %40 ziraat alanı %60 ı da otlakiyedir.

Dinar : Dinar in Cografyasi


Dinar :Dinar Efsaneleri

1-NUH’UN GEMİSİ :

A- Dinar asri mezarlığının Afyon asfaltı istikameti den geçerseniz kızlar sivrisinin toprak ve kayalarında deniz canlılarına özgü taşlaşmış kabukları görürsünüz. (fosil)

B- TavÅŸan tepesinde halkın ÅŸeytan parası dediÄŸi taÅŸlaÅŸmış deniz kabuklarının fosilleri vardır.Bu demek oluyor ki Dinar’da milyonlarca yıl Önce deniz vardır. (Bu fosil örneklerinden birkaçı poÅŸet içerisinde ekte mevcuttur)

C- Yahudi kaynaklarında Nuh’un gemisinin Frijyen dağın da oturduÄŸundan ve bu dağın Gelenia da olduÄŸundan söz edilmiÅŸtir.

D- SELEVKOSLAR döneminde APAMEİA – Cibitos ta bastırılıp kullanılan bir para da NUH yazmaktadır. Bu paranın ön yüzünde ,Bhilif Senior’un resmi vardır. Arka yüzünde : Kapağı açık bir sandık dalgalar üzerinde yüzmektedir. Sandık içinde belden yukarısı gözüken Giyimli bir erkek bir bayan baÅŸları sola dönük aÄŸzında zeytin dalı olan uçan güvercine bakıyorlar. Sandığın açık kapağında oturan bir baÅŸka güvercin var. Sandığın üzerinde NUH yazısı var.Yine sandığın önünde uzun giysili bir kadın ile kısa giysili bir erkek karaya çıkmışlar ne saÄŸ elleri havada dır.

‘’Bu para 1885 Yılında Whittall tarafından Dinar’da bulunmuÅŸ bir APAMEİA parası olup halen İngiltere’de müzede sergilenmektedir. Acaba tüm bunlara göre efsane Dinar’ın bir gerçeÄŸi midir.

2- PAN FÜLÜTÜN ANAVATANI

Antalya İstanbul asfaltının kıyısında Dinar’ın Pınar Başı (Eldere )gölü vardır. Bu göl Gumalar dağının suları ile beslenir.Gölün mitolojik adı AULOKRENA dır. DaÄŸların keçi ayaklı ve boynuzlu tanrısı Pan bir gün gölde su perisi SYRİKSİ çırılçıplak yıkanırken görür. Ona sarılmak ister. Kız kaçar Pan kovalar peri gölden yardım dilenir. Göl kızı kamışa dönüştürür. Pan kamışlardan deÄŸiÅŸik uzunluklarda parça kesip onları bal mumu ile yapıştırır. Böylece fülüdü yapar onu her çaldığında su perisi ile dudak dudaÄŸa öpüştüğünü, fülüdün sesinin de perinin sesi olduÄŸunu hayal eder. Kendisi de bu sırada aÄŸlar.

Bu ilk fülüt Efeste bir mağraya bırakılır. Mağaraya bir bakire girerse fülütten hoş nameler gelir. Kız başında çiçeklerle mağaradan çıkar. Bakire olmayan mağaraya girerse gürültüler olur ve kız yok olur.(bu efsanede apameia ile efes arasındaki ilişkinin bir başka kanıtıdır.)

3-SU TANRISI MEANDROS

Kelania kralı Serkafoz oÄŸlu Meandros tüm Firigyaya egemen olmak için Persinus ÅŸehrine savaÅŸ açar.SavaÅŸ öncesi Tanrıların anası Kybele’ye yardımcı olması için yalvarır. Ona savaşı kazanırsam beni ilk kutlayanı sana kurban edeceÄŸime söz veriyorum”der. Savaşı kazanır ve Gelenia ya döner onu annesi , kızı , oÄŸlu ilk kutlayanlardandır.Bu durumda Kybeleye verdiÄŸi sözü tutamayacağını anlayınca aklını yitirir Anebenon ırmagına atlayarak intihar eder. O günden beri ırmağın adı Meandros (menderes)olur. Irmak onun sudaki çırpınmaları ile saÄŸa sola yalpalanarak ‘’S”çizerek akar bu akışa da Karia ve Lydia‘lılar Meandroslamak der. Akışta çıkan sesler Mendros’un feryatlarıdırlar ve bu feryatlar yıllardır sürdüğünden Meandros ölmemiÅŸ su tanrısı olarak Anabenon’da yaÅŸamaktadır.

4-AĞLAYAN VE GÜLEN SU (KELON VE JELON)

APAMEİA’da yaÅŸayan kral 3.Kahininden Ilıca suyunun kaynağının neresi olduÄŸunu sorar iki tanesi Pınarbaşından geldiÄŸini diÄŸeri sandıklıdan geldiÄŸini söyler .Kral 3. Kahinini kendisini aldatmış olduÄŸu gerekçesi ile onun gözlerine mil çektirip kör eder sonunda piÅŸman olur. Kahinin den özür diler ve bir dileÄŸi varsa yerine getireceÄŸini söyler.Kahin ‘bu su benim gözlerimin kör olmasına sebep oldu onun önüne iki tane kemerli göz yaptırın. Su bu gözlerden hep benim göz yaÅŸlarım gibi aksın. Bu gözler Ilıca suyunun gözleridir.Hala günümüze denk bulunmaktadır.

5-MARSYAS (TARİHTEKİ İLK MÜZİK YARIŞMASI İLE İLGİLİDİR)

Tanrı Apollon Arp çalmaktadır.Çoban Marsyas ise fülüt çalmaktadır. Apollon onun ününü duyar ve kendisine yarışma önerir Marsyas öneriyi kabul eder. Aslında Marsyasın tanrıyla yarışması suçtur.Yarışma yeri Suçıkan sırtlarında hazırlanır. Marsyas ve Apollon oraya gelirler. Hakem olarak su perileri ve Kral Midas seçilmiştir.

Apollon Arp’ını çalar. Yarışmayı Marsyas kazanır. Apollon aletlerimizi tersten çalalım önerisinde bulunarak yarışmayı yineler. Kendisi Arp’ı ters tutup çalar ama fülüt tersten çalınmadığı için ses vermez Midas haksızlık yapıldığı kanısı ile yarışmanın galibini Marsyas olarak açıklar.

Buna kızan Apollon Marsyas’ın diri diri derisini yüzdürüp tulum halinde ÅŸiÅŸirtip Suçıkandaki bir maÄŸaranın önündeki aÄŸaca astırır.Öfkeli tanrı Apollon ,Midasın’da kulaklarını iyi dinlemedin gerekçesi ile uzatarak eÅŸek kulağı gibi yapar.

Bu olaydan sonra Midas kulaklarını örtecek şekilde bir şapka giyer. Ne var ki berberi onun tıraşını yaparken bu kulakları görür. Midas berberine bu sırdır sırrımı sakla diye yalvarır. Berber bu sırdan rahatsız olur. Onu akan bir suya söyler. Sudan çıkan kamışlarda sallandıkça eşek kulaklı Midas diye ses verir.

Halikarnas balıkçısı (Cevat Åžakir) Bu efsanenin BozdaÄŸ(Kemal PaÅŸa–Torbalıda) geçtiÄŸini yazar. Oysa Marsyas Frigya’lı dır.Bu ÅŸehirler ise Caria topraklarındadır.

Ayrıca Suçıkan’ın hemen altında güney batı noktasında Panteon(Tanrılar kurulunun olduÄŸu yer) vardır.

Marsyas’ın cesedi de fülüdü ile birlikte Suçıkan’a atılır.Fülüt yeÅŸerip Menderesin kamışlarını oluÅŸturmuÅŸ Marsyasın acılı bedeni ve feryadına dayanamayan su perileri ona secde etmiÅŸlerdir. Bu nedenle Marsyas da ölümünden sonra su tanrısı olarak halkın duygularına yerleÅŸmiÅŸ tir.

O gün bu gündür Suçıkan suyunun buharı Dinar’ın havasına karışıp onu soluyanlarda bu hava ile sanatkar ve müzisyen ruhu kazanırlarmış.

6-SU TANRILARI

Antik çağda basılan bir parada 4 su tanrısının adı yazılır. Bunlar :

Meandros , Marsyas , Terma , Orgas Bu 4 isimde Dinar’da dır.

Meandros : Bülücalan’dan ve Düden den akan su dur.

Marsyas : Suçıkan suyu dur. Çünkü oraya Marsyas’ın cesedi ve flüdü atıldı.

Terma : Ilıca suyudur.

Orgas : Norgas köyünün suyudur. Bu denli örtüşen açıklama olamaz . Dinar su Tanrılarının şehridir.

7-ASMALI YOL EFSANESİ

Homa prensi APAMEİA kralının kızına dünürcü olur. Kral kızının gelin giderken hiç güneş görmeden Homa ya ulaşması şartını koşar. Homa kralı da APAMEİA dan Homa ya kadar 20 km lik yola sağlı sollu asmalar diker ve onlardan çardak yapıp gelini gölgeden Homa ya götürürler. Bu gün bile bu yolun kenarların da sağlı sollu yer yer asma kütüklerine rastlanılmaktadır.

8-KUMALAR

Frig’ya Panteonunda Ay tanrısı Men (erkek) çok hovarda imiÅŸ. Günlerden bir gün sevgilisi eÅŸi üzerine hanımla evlenir. Bunlardan birisi ölünce diÄŸeri de onun yanında aynı mezara diri diri gömülür. Bu mezarın bulunduÄŸu yer Gumalar dağı eteklerinde taÅŸ oyma mezarlardan birindedir. Bu nedenle bu daÄŸa Gumalar dağı denilmiÅŸtir. O gün bu gün o dağın eteklerindeki köylerde iki eÅŸlilik süre gelen bir gelenek olarak halen uygulanmakta olup kiÅŸilerde kendilerinden söz ederken ben deÄŸil (men) diye söz ederler.

Bunca tarihi ve mitolojik efsanesi olan beldemiz de o devirlerden kalma tarihi kalıntıların ve yazık ki yok denecek kadar az bir kısmı yüzeydedir. Diğerleri toprak altında kalmıştır.

Bunun sebebi Dinar’da belli aralıklarla depremlerin olmasıdır.

Dinar : Cumhuriyet Dönemi

4 Haziran 1919 Çarşamba İstiklal Savaşı Gazetesi

“Denizli’den Müftü Hulusi efendi Denizli’nin açacağı mücadeleye Dinar halkının da iÅŸtiraki için oraya gitmiÅŸtirâ€?. Yazısını yazmıştır.

5 Haziran 1919 Perşembe İstiklal Savaşı Gazetesi

“ 57 Tümen komutanı Şefik Bey Yunanlıların Denizliye geçmelerinin engellenmesi için Dinardaki köprülerin atılmasını emretmiş savaşa hazır bulunulmasını istemiştir.�

Aynı gün Binbaşı İsmail Hakkı Bey komutasında Dinar Mızraklı birliÄŸinin Denizliye haraket ettiÄŸi de öğrenildi. Bu bölüğün karargahı Dinar’da Av. Mehmet Özalp’in dedelerine ait bir ev olduÄŸu bilinen gerçeklerdendir.

M. Kemal Atatürk 16 Mart 1936 da bizzat Dinar’a gelip Ulu Caminin bahçesindeki Türk ocağında karşılanmış ve ağırlanmıştır. O günü belgeleyen fotoÄŸrafın orjinali de Mehmet Özalp’tedir.
 

İsmet İnönü Dinar’a birkaç kez gelmiÅŸtir. İnönü en son 27 Kasım 28 Kasım’a baÄŸlayan gecede Dinar’da ‘Neden demokrasiye geçtiniz sorusu yöneltilmiÅŸtir.”

Cevabı :

‘’ Ben ne kadar yaÅŸayacağımı bilmiyorum. Tek parti nizamı içinde bu milletin idaresini eline geçirmesi muhtelif zevatın neler yapabileceÄŸini kim temin edebilir. Kaldı ki millet kendisini idare hakkını ve murakabe imkanını elinde bulundurursa benden sonraki idareciler için keyfi idare ihtimali ortadan kaldırılacaktır.

Milletin umulmadık felaketlere sürüklenme ihtimali ortadan kalkacaktır. Bu sebeple milletin idaresi hakkını milletin kendisine verdik. Durum budur.

Bu konuÅŸmanın canlı tanığı Dinarın yetiÅŸtirdiÄŸi ÅŸair Nedret Gürcan dır.İnönü Dinar’da onların evine misafir edilmiÅŸtir.

Dinar : Tarihi Yapitlar

Roma döneminin önemli yapıları şunlardır;

A-PANTEON : Tanrılar kurulunun bulunduğu yer burasının menderes un fabrikalarının arka yamaçların da olduğu tahmin edilmektedir. Çünkü bu fabrikanın temelleri atılırken kazıda Gelenia ve Demether heykelleri bulunmuştur.

B-TİYATRO: Bu günkü Cengiz Topel ilkokulunun karşısındadır.
Alabanda tiyatrolarına benzemektedir. Kazılarda Anelamma duvarları ortaya çıkmış olup sahne kısmı tamamen yok olmuştur. Kazı halen sürmektedir.

-ARTEMİS VE ATAİDİS TAPINAÄžI : Yeri kesinlikle bilinen bu tapınak Em.Öğr. Cemil Öngüt’e ait evin bahçesindedir.

D-AGORA: Bu günkü Tekke tepesi Kızılay sinemasına bakan yüzü ile Afyon , Ankara asfaltından Çamlı Köşk kahvehanesine uzanmaktadır.

E - BELEDİYE SARAYI: istasyon ile Ilıca arasında ki santral parka dönülen kavÅŸağınsolundaki İbrahim Kılıç’ın binasının bulunduÄŸu alandadır. Burada yapılan bir kazıdabelediye baÅŸkanı Kefesodoros’un onur levhası ortaya ıkmıştır.ÖrneÄŸi üsttemevcuttur.

F-BAZALİKA : Ticaret sanayi ve borsa olarak bilinen bu yer asri mezarlığın arka tarafında Osman KitiÅŸ’in arsası içindedir.

G-SENATO: Bugünkü adliye ve hükümet konağının olduğu yerdedir. Çünkü bu binaların yapıldığında çıkan kalıntılar bu fikri doğrulamaktadır.

H-STADYUM: Tekke tepesinin batısında Sheel benzinliğinin arkasındadır. Kuzey güney yönünde uzanmaktadır.Birkaç basamağı yüzeyde görünmektedir.

İ-GÜZEL SANATLAR AKADEMİSİ: varlığı yazıtlarda işaret edilmesine karşılık kesin yeri belli değildir.

J-LAHİTLER: iki tanedir ve hastane inÅŸaatı sırasında çıkarılmışlardır. Birisi Girlandli diÄŸeri Sidemara tipidir. Kaliteli mermerlerden yapılmışlardır. Afyon müzesindedirler.Lahitte haÅŸhaÅŸ kozalaklarının figürlerinin olduÄŸuna dikkat çekilirse Dinar’da çok eskiden beri HaÅŸhaÅŸ ziraatı yapıldığının kanıtı olacaktır.

İsa’nın doÄŸumu ve peygamberliÄŸi ile Hıristiyanlığın yayılması ile Romalılarca çok engellenmek istenince Romalı askerler Hıristiyanlık propagandası yapılan yerlere saldırılar düzenleyerek etrafı yakıp yıktılar APAMEİAda da bu tür olaylar oldu.

M.S 305 yılında kral olan 2.Kostantin annesi tarafından Hıristiyan idi. O İstanbul’u baÅŸkent yaptı Hıristiyanlığında serbest bıraktı.

M.S 395 yılında Roma kralı Theodosis zamanında Roma ikiye ayrılınca APAMEİA tamamen Bizans hakimiyetine kalmış ve tekfurlarca yönetilmiÅŸtir. Bu dönemde APAMEİA’da Gelenia’nın doÄŸusundaki tepede bu gün bile kalıntıları mevcut ,Halk arasında kale yıkığı denilen yere bir kilise inÅŸa edilmiÅŸtir.Bu bir Bizans eseridir. Bir din görevlisine ait olduÄŸu sanılan ev ise Bülüçalan köyündedir. Ev Nikodemia ya aittir. Mülkiyeti Abdurrahman Aydın’a ait hamam da Bizans eseridir. Halen faal olarak çalışmaktadır.

Selçukluların 1071 Malazgirt savaşı ile Anadoluya gelmeleri ile APAMEİA’ya ve çevresine gelen Selçuklu boyları yurt tutarak köylerini kurdular.

Selçuklu sultanı 2. Kılıç Arslan ile Bizans imparatoru Manuel Kommen arasında ki savaşta Dinar ile Homa (Gümüş suyu) arasında geçmiştir. Orta Asya Türklerinde beş büyük hanlık vardır.

1-Karahan 2-Gökhan 3-Sarıhan 4-Kızılhan 5-Akhan

Bu sözlerdeki renk adları rengi değil ulusu simgeler. Bu uluslardan kopup gelen aşiretler de APAMEİA çevresinde bu gün hala aynı adlarını koruyan köyleri kurdular.Karataş, Karakuyu, Karahacılar, Akçaköy, Akçin, Kızılköy, Kızıllı, Gökçeli, Bozhüyük(yeşilhüyük)

Beş hanlığın uğurlu kabul ettiği ve bol ürün ile verimliliği sembolize eden ongunu (simgesi vardır)

1-Koyun 2-Domuz 3-Kuş 4-Köpek 5-Öküz

Bu orgunlarda tanınan köylerde vardır. Doğanlı, Keklicek, Palaz, Yıprak, Dombay, Dombay ova, Kadılar gımıllısı, Çayüstü gımıllısı, Avşar Kınık,Okçular, Dikici, Çakıcı, Alparslan, Şeharap sultan, Seydimelik, Hacıbeşirli, isimleri çağrıştırıcıdırlar.

Bu Selçuklu Türklerinden APAMEİA da yerleşenler varsa da şehrin adını değiştirecek kadar etkili olmalıdırlar.

Dinar in Tarihi

İLÇEMİZİN KRONOLOJİK TAKVİMİ

GELENIA’NIN KURULUÅžU M.Ö. 1250 Civarında

İLÇEMİZE VERİLEN İSİMLER,DEVİRLERİ VE ÖNEMİ

 Kuruluşundan bu yana 3123 yıllık bir mazisi olan Dinar bu sürede değişik isimlerle anılmış bir yerleşim merkezidir.İsimlerine göre devirlerini ve önemini sıralamaya çalışacağız .

Bu İsimler:

1- KELENİA (Gelenia) : Bu isim bir aka komutanının ismidir .Bu komutan Turuva savaşından sonra önce Sakarya nehri civarına gelerek kendi adıyla anılan KELENİA şehrini kurdu . O halde gelenia kuruluşundan bir aka kentidir .

Bu ÅŸehir bu günkü Suçıkan , Tekke mahallesi , Pınarbaşı mahallesinin sınırlarında idi. (tepelerde) Gelenia ÅŸehir devleti olduÄŸunda Frigya’nın hakimiyetindeydi . Frigyalı krallar yönetti . birinci önemli kral SERKAFOSTUR .O zamanlarda ÅŸehrin alt yamaçlarından akan bugünkü düden çayının adı ANABENON ırmağı idi .

İkinci önemli kral MEANDROS’ tur (Serkafosun oÄŸlu). O bütün Frigya’yı egemenliÄŸi altına almak için genel baÅŸkent PERSİNUS kralı ile savaşırken adakta bulunur . Adağı ‘‘savaşı kazandığımda beni ilk kutlayanı kurban edeceÄŸim ” olur . Savaşı kazanır. Onu ilk kutlayanların annesi , kızı , oÄŸlu olması nedeniyle vaadini yerine getiremez ve delirmesine sebep olur . Sonunda ANABENON ırmağında intihar eder . Irmağın adı MEANDROS (MENDERES) olarak kalır . MEANDROS ‘un günümüze ulaÅŸan heykeli Arkeoloji müzesindedir.

Kral MEANDROS daha sonraları Gelenia ve APAMEİA KİBİTOS halkı tarafından nehir ve su tanrısı olarak kabul edildi .Kral MEANDROS’un baÅŸarısından sonra geliÅŸen GELENİA Frigya devletinin ÅŸehir krallıkların veya valiliklerinin bir tanesi haline geldi . Bu dönemde GELENİA ‘nın 3.önemli kiÅŸisi 2.MİDAS’ın oÄŸlu Vali LİTERSES ‘tir . O yabancıların GELENİA’ya çiftçilik iÅŸlemlerinde yardımcı olması ÅŸartı ile yerleÅŸmelerine yasal kural getirmiÅŸtir .Öyle ki bu kural Frigya’nın hayvancılıkta üstünlüğüne neden olmuÅŸtur . Bu gün filik keçisi dediÄŸimiz hayvan neslinin o günlerden geldiÄŸini söylemek yanlış olmaz .

Vali LİTERSES GELENİA’nın geliÅŸip zenginleÅŸmesi ile şımarıp bir efsaneye göre HERKÜLE bir baÅŸka efsaneye göre büyük FRİGYA kralına karşı geldi . Bu asiliÄŸinin cezası ölüm oldu .Cesedi de MEANDROS ırmağına atıldı .

GELENİA geliştikçe gelişti 3.Midas zamanında başkent oldu. Kralın şehre yerleşmesinden kısa bir süre sonra literatüre geçmiş ilk DEPREM oldu .

Uzun süren depremlerde yarılan yerlerden sular çıktı . Suların çekilmesi için 3.Midas altılarını bu yarıklara attı . Sular çekilmedi.OÄŸlu ANHOROS’un atını sulara sürdü.Sular çekilmeye baÅŸladı .İçine altınları alan bu topraklar daha sonra oldukça verimli oldular .

Kral 3. MİDAS şehirde şarap tanrısı DİONYOS adına şenlikler yaptı. Bundan hoşlanan şarap tanrısı 3. MİDAS her dokunduğum altın olsun isteğini yerine getirdi.Çünkü 3. MİDAS depremde toprağa verdiği altınlarına kavuşacaktı .Ancak yemek için dokunduğu gıdalarda altına dönüşmeye başlayınca ölüm tehlikesi ile karşı karşıya gelen krala Gediz ırmağında yıkanması önerilmiştir. Kralda bu öneriyi yerine getirip bu illetten kurtulmuştur.
Dinar halkı arasında söz edilen bir Geniz suyu vardır . Ama hangisi olduğu bilinmez olacak ki kral bu su da yıkanmıştır çünkü Gediz ırmağı Frigya topraklarında değildir ki kral bu su da yıkansın.Kral Geniz ırmağında yıkanmıştır.

EÅŸek kulaklı Midas denilen Frigya kralı 3.Midas’tır.O üstüne oturup halkına adalet dağıttığı ince nakışlı mermer tahtını Yunan halkının DELF tapınağına hediye etmiÅŸtir.Bu tahtı gören Yunanlılar hayret etmiÅŸlerdir. Bu demektir ki o devirde GELENİA’nın sanat yönü de Yunanlılardan üstündür. Daha sonra baÅŸkent GELENİA’da ANHOROS ardından 4.MİDAS kral oldular.

4.Midas Kimmerlerin DUGDAMME komutasındaki ordusuna yenildi . Kimmerlerin devam eden saldırıları ile bir türlü toparlanamayan Frigya devletinin bu güzel ÅŸehri GELENİA kısa zaman aralıkları ile LİDYALILARIN hatta KARYALILAR’ın yönetimine girdi. Bu dönemlerde Gelenia Lidyanın sömürgesi oldu.

Lidya kralı GİGES’te Kimmerlerce öldürüldü. Yerine KRESÜZ geçti oda PERSLERE yenildi. M.Ö 546 yılında PERS kralı 2.KEYHÜSREV Lidya’yı ele geçirince FRİGYA’ya sahip oldu. Böylece Gelenia Persler’in sömürgesi olan küçük bir ÅŸehir krallığı oldu. Bu durumlar onun yıpranıp fakirleÅŸmesine halkının Gelenia’yı terk etmesine sebep oldu . M.Ö 333 yılında Gelenia’ya Büyük İskender’in gelmesi ile ÅŸehir Helenlere geçti.

Bu dönemde Gelenia kralı Antigones’ti .İskenderin ölmesi ile Antigones parçalanan helen imparatorluÄŸunu toparlayıp hakimiyeti altına almayı düşünürken Suriye kralı Selefkos Trakya kralı Lizimahos Mısır kralı Batlamios birleÅŸerek Antigones’i yendiler. İpsosta(Afyon Çay)yaralanan Antigones kaçarak Gelenia’ya geldi ve orada öldü. Böylece Gelenia üzerinde ki Helen hakimiyeti son buldu .Suriye krallığının (selevkosların)kral Selevkosla Gelenia üzerindeki hakimiyeti baÅŸladı.KuruluÅŸunda bir AKA kenti olan Gelenia 1000 yıllık bir mazide Akalar ,Frigler ,Lidyalılar ,Karyalılar , Persler ve Helenliler hakimiyeti altında bulundu.

2.APAMEİA : Bu isim bir İran asıl zadesi bir bayanın ismidir.Bu bayan Selevkos’un karısıdır. Bu bayanın(APAMEİA’nın) Selevkostan olma 1.Antiokhos adında bir oÄŸlu vardır. Selevkos’un Ölümü ile yerine oÄŸlu 1.Antiokhos kral oldu. O annesi APAMEİA’nın adına birisi Suriyede diger ikisi Anadolu da olmak üzere üç tane APAMEİA ÅŸehri kurmuÅŸtur.
Anadolu da ki 1. APAMEİA (APAMEİA Mirlia) Mudanya’da 2. APAMEİA da (APAMEİA Cibitos) Dinar’da kuruldu.

APAMEİA şehri Gelenia nın karşısında idi ikisinin arasından bir nehir akmakta idi. Bu nehir bu günkü Suçıkan dan akan Menderesin koludur.

APAMEİA bu günkü Üçlerce tepesinden Deveci konağına ve halen çarşı içinde (ÅŸehir merkezinde)akan Menderesin diÄŸer kolu düden suyuna kadar uzanır. APAMEİA Gelenia’nın kuzey ve kuzey batısı ile batısında bulunan Gelenia’yı 3 yönden saran bir ÅŸehirdi. APAMEİA’nın içinden bugünkü Düden çayı ,Suçıkan suyu ,Ilıca suyu akmaktaydı.Bu sular üzerinde de kemerli köprüler bulunmaktaydı .Kemerin Yunanca adı Cibistostur. Amasyalı coÄŸrafyacı Strabon tahsilini Aydın Sultanhisar da (NYSA)da yaptı. Tatillerde Amasyaya giderken DİNAR’dan (APAMEİA)dan geçiyordu. APAMEİA’nın güzel yeÅŸillik ve suları ile kemerli köprülerine duyduÄŸu hayranlıktan dolayı APAMEİA aya APAMEİA Cibitos adını verdi.

APAMEİA nın kurulması ile 1000 yıl sonra bu günkü Dinar’ın bulunduÄŸu yerde iki ayrı ÅŸehir kurulmuÅŸ oluyordu . GELENİA VE APAMEİA

APAMEİA’da kuruluÅŸunda bir (Suriye) Selevkos ÅŸehridir. Zamanla Selevkosların Başına 3. Antiokhos kral oldu. O Romalılar la denizlerde savaÅŸtı fakat yenik düştü .M.Ö 189 yılında Romalılar ve onların ittifakları ile Selevkoslar arasında APAMEİA’da barış antlaÅŸması yapıldı. Bu antlaÅŸma ile Anadolu pay edildi. En büyük payı Bergama krallığı aldı.

Gelenia ve APAMEİA Bergama krallığının eline geçti. Bu sırada Bergama kralı 2. Evmenes tir. 3.Antiokhos bu antlaÅŸma ile Roma’ya 15bin, Bergama’ya 850 Talanton(para birimi) ödemek zorunda kaldı. Bu antlaÅŸmanın nedeni olan savaşın Roma’lı komutanı Kartaca’lı Annibal dir.
Bergama’lıların APAMEİA üzerindeki hakimiyetlerinin baÅŸlaması ile yavaÅŸ yavaÅŸ Gelenia ÅŸehrinde APAMEİA ile birleÅŸerek artık APAMEİA olarak anılmaya baÅŸlamıştır.

Bergama’lıların APAMEİA daki egemenliklerinde APAMEİA’da para basıldı. (Darphane bu günkü Dinar mezarlığının arkasında ki TavÅŸan tepesinde idi .Bu gün bile hala buralarda yaÄŸmurlu günlerde paralar buluna bilmektedir.)Kısaca APAMEİA’da darp hane kuruldu. Oldukça zengin olan ÅŸehre Galatlar saldırdı ama ÅŸehri istila edemediler. Bergama’lılara bu saldırılarda İyonlar yardım etti.

Bergama kralı 3.Atalos’un ölümü ile hazinelerini ve krallığını Roma’ya vasiyet etti. Kral ölünce kardeÅŸi krallığa sahip olmak istedi ama baÅŸaramadı. Çünkü Romalılar komutan Akillis’u Bergama’ya gönderdiler. Komutana pont (pontus) Kapadok’ya ve Paflagon’ya krallıkları yardım etti. Böylece Bergama toprakları Romalılara geçti. Romalılar küçük Frigya denilen iç Menderes havzasına yani APAMEİA ve çevresini Pontlara sattılar. M.Ö 129 Pont krallarının genel adları Mithridates dir. 7.Mithridates ile Bthinia kralı 3.Nikomet arasında savaÅŸ oldu. 3.Nikomet yenilince Akillusa sığındı. Bu kez 7.Mithridates ile Akillis’un arası açılınca Roma’yı karşılarına aldılar. Pontlarla Bthinia krallığı arasındaki savaÅŸ Pontlarla Romalılar arasındaki savaÅŸa dönüştü. Pont ordusu Romalı komutan Lukullus’un ordusu ile savaÅŸtı ve Pontlar yenilince küçük Firigya tamamen Roma’ya baÄŸlandı.

Romalılar döneminde Dinar’ın Eldere köyünde Roma’nın askeri garnizonu bulunuyordu. Hala bu garnizonun temelleri su içinde görülmektedir..

APAMEİA Roma kralları Sullo ve Licullus zamanında il merkezi oldu. Romalı askerler, iÅŸ adamları, bankerler APAMEİA’ya gelerek onu çevresi ile çok geliÅŸmiÅŸ bir Roma konolisi yaptılar. Licullus döneminde yerli halk (Aka, Frig, Lidya, Karya, Pers, Selevkos, Bergama, Pont

ve Heller kökenli halklar ) vergi ve faizlerle çok ezilirken Bizanslılar rahat yaÅŸadılar. Bu olaya hatip ve avukat Çiçeron APAMEİA’ya gelerek bu duruma el koymuÅŸ yerli halk rahatlamıştır. M.Ö 51

Agustosun kral olması ile M.Ö 27 yerli halkın durumu iyiden iyiye düzelmiÅŸ ve zenginleÅŸme ile birlikte geliÅŸme artmıştır. Efes ile ticari iliÅŸkileri artmış APAMEİAdaki darphane Efes ve APAMEİAnın ortak paralarını basmıştır. Bu paralarda Artemis,Athena , Marsyas ve Andri , Gelenia motifleri ile il görevlilerinin isimleri mevcuttur. İmparator Ogustos Anadoluya önem verdi. APAMEİA bu dönemde Romanın göz bebeÄŸi idi. M.Ö 14 yılında Ogustos’un ölümü ile baÅŸlayan imparatorluk ve siyasi kavgalar APAMEİAyı da etkiledi.

3-GEYİKLER: Selçukluların son döneminde beyliklere bölünen Anadolu 1299′da Osmanlı devletinin kurulması ile Osmanlı devleti OÄŸuz Türklerinin ongunun (simgesini) geyik adını APAMEİA’ya vererek geyikler ÅŸehri oldu

Osmanlı döneminin tek eseri ULUCAMİİ’ dir.(Babey camii) Miladi 1779 da AyÅŸe hatun KitiÅŸzade DevriÅŸ tarafından yapılmıştır.

Mehmet Tekelinin taÅŸ yapı küçük dükkanının duvarında ki yazıt yazılarında Dinar mahlasına kullanan Dinar-i Hüseyin efendi ile ilgilidir. Bu kiÅŸi bir yazardır. Ama aslen GemiÅŸ köyünden Dinar’a gelip yerleÅŸmiÅŸtir. Birkaç eseri olan bu kiÅŸinin kimin nesi olduÄŸu hala bilinmemektedir.

5-DİNAR: 14.Y.Y da Arap gezgin İbni Batuda Anadolu’yu gezerken Sandıklı dolaylarında Dingler diye bir yerleÅŸim biriminden söz eder.Evliya Çelebi tahmini aynı yerleÅŸim biriminden Dikler kasabası diye bahseder.

Yıllar sonra da Leake adlı bir İngiliz gezgin Osmanlı topraklarını gezerken Dinar ismini ilçemize o koymuÅŸtur. Halk bunu sevmemiÅŸ ama zamanla benimsemiÅŸtir. Leake hangi antik mezar ve yazıtını okuduysa Dinar sözü ile karşılaÅŸmıştır. Özellikle genel bir ifade ile yazıtlarda ÅŸu yazıyormuÅŸ. ”Bu mezarı kim açar el atarsa ÅŸehir belediyesine ……………………..kadar Dinar ödeyecektir .”

Görülüyor ki Dinar bir para birimi olarak kullanılmıştır. Leake Efes’ten sonra Anadolu’da en zengin APAMEİA nın para biriminin Dinar olduÄŸu düşünerek ilçemize bu adı yakıştırınca (DİNAR)bu ad yerleÅŸip kalmıştır.